Lübnanlı koreograf ve dansçı Omar Rajeh, Londra'daki Barbican sahnesinde Dance Umbrella festivali kapsamında sergilediği "Dance Is Not for Us" adlı solo performansıyla izleyiciyle buluştu. Sanatçının öfke, direniş ve bağ kurma arzusundan beslenen bu çalışması, kişisel ve siyasi krizlerin ortasında bedenin üstlendiği dönüştürücü rolü sahneye taşıyor.
Eserin arka planında derin bir toplumsal ve kişisel hafıza yer alıyor. Ağustos 2019'da Omar Rajeh, ülkesi Lübnan'da siyasi istikrarsızlığın tırmandığı bir dönemde, yatak odasında yankılanan vurmalı çalgı sesleri eşliğinde hayatının en zorlu süreçlerinden birini yaşadı. Kurucusu olduğu tiyatro ve kültür merkezi Citerne Beirut, yerine bir çöp yakma tesisi inşa etmeyi planlayan yerel yönetimin kararıyla kapatılarak yıkıldı.
Lübnan iç savaşının sona erdiği yıllarda gençliğe adım atan Rajeh için dans, o dönemde yapılabilecek en devrimci eylem olarak anlam kazanmıştı. Aradan geçen otuz yılı aşkın sürenin ardından sanatçı, bugün hâlâ aynı gereklilik duygusuyla dans etmeye devam ediyor. Sanatçının Barbican'daki performansı; hayal kırıklığı, meydan okuma, direniş ve insanlarla temas etme arzusunun bir sonucu olarak şekilleniyor.
Vurmalı çalgılardan oluşan müzikal altyapı ivme kazandıkça Rajeh'in hareketleri yoğunlaşıyor ve sahneye terini akıtan aralıksız bir bedensel devinim hâkim oluyor. Sanatçı her zaman klasik bir zarafet sergilemese de dansı kaçınılmaz ve yapılması zorunlu bir eylem olarak icra ediyor. Bu yaklaşım, performansa adeta bedenselleştirilmiş bir bilinç akışı niteliği kazandırıyor.
Fiziksel içgüdülerin patlaması ile başlayan anlara rağmen solo, temelde koreografinin doğası üzerine sakin ve derin düşüncelere dayanan bir yapıya sahip. Rajeh, bir klavyenin başına oturup yazarken düşünceleri ekrana yansıtılıyor. Bu yolla izleyici; bir sahne eserinin yaratım sürecine dâhil olan ilhamlara, kararlara, tereddütlere ve ani yön değişikliklerine tanıklık ediyor.
Rajeh, hayatında tanık olduğu ilk "koreografilerin" sahnelerde değil sokaklarda gerçekleştiğini aktarıyor. İki adam arasındaki bir kavga ya da sokaklarda protesto için toplanan kalabalıklar, sanatçının zihninde koreografinin ilk tohumlarını oluşturdu. Ona göre koreografi, tam da bedenlerin mekân içinde kararlar alması ve kendi düzenini kurması anlamına geliyor.
Yaratıcılık ile siyaseti birbirinden ayrı görmeyen Omar Rajeh, günümüzde kariyerini Fransa'nın Lyon kentinde sürdürüyor. Bu ayrılık Lübnan'ın kültürel yaşamı açısından büyük bir kayıp olarak değerlendirilirken, sanatçının sunduğu eser bir zihnin iç dünyasını açığa vurmakla kalmıyor; insanları bir araya gelmeye, tanıklık etmeye, acıyı ve kaybı paylaşmaya, bakmaya ve dinlemeye yönelik içten bir çağrı niteliği taşıyor.
